Untitled Document

TARİHİ CUMHURİYET EKMEK FIRINI

Mehmet ve Muhammet Arıcı kardeşler 1937 ‘de ekonomik nedenlerle Rize’den Söke’ye göç etmek zorunda kalırlar ve Güzelçamlı’da odunculukla işe başlarlar. Bir gün Söke’de yemek yedikleri lokantanın sahibi . ‘’Lazoğlu siz ne iş yaparsınız, fırıncılıktan anlamaz mısınız. ‘’diye sorunca kaderleri değişir. Çünkü asıl aile meslekleri fırıncılıktır Arıcı Kardeşler’in. Babaları ‘’ Cüvelek Dede ‘’ (Kardeniz’de yakışıklı anlamında kullanılan bir deyim) Rusya’da Çarın fırıncısıdır. Arıcı Kardeşler, ‘’Anlamazmıyız, bundan daha güzel ekmek yaparız ‘’ diye cevap verince lokanta sahibi de. ‘’Açın bir fırın, ben size destek olacağım ‘’ diyerek teşvik eder. Bugün Kocacamii’nin karşısındaki Aşçı Cemal’in babasıdır onlara ön ayak olan lokantacı. Kapalı duran ‘’ İskender fırınını ‘’ açıp işletmeye başlarlar. İlk gün 100 tene ekmek yaparlar büyük bir hevesle ama ekmeklerin 80 tanesi kalır. Satılmaz. Arıcı kardeşlerin morali bozulur ama yılmazlar. Bir gün. İki gün. Üç gün. Derken işi ilerletirler ve Söke’de  ekmeğin en iyisini yapmaya başlarlar. Daha sonra muhacirlerden Nohut mayasını öğreniyorlar. Ve üç kuşaktır tatlı maya geleneğini özenle sürdürüyorlar. 1955’ de Cumhuriyet fırını kuruluyor...  1959 yılında yapılan bu fırında Söke’de bir ilk olan borulu sistem kullanılıyor. Borulu sistem ekmeğin ateşe direkt temes etmeden su buharı ile rengini alması sağlanıyor. Böylece haur birden kızarıp içi hamur kalmıyor. Hamur yoğurma, ekmek yapma sürecinde de fazla bir değişiklik olmamış. O günden bu güne eski usul ekmek yoğuruluyor, yani makine kullanılmıyor.